Ana sayfa

VİZYONDA BU HAFTA (25 ŞUBAT 2005)

HUZUR GEÇ GELEN BİR ŞEYDİR

Gerçekçi, insanın yüreğine işleyen, 7 dalda Oscar adayı bir Clint Eastwood filmi

MİLYONLUK BEBEK (Million Dollar Baby)

Yönetmen : Clint Eastwood

Senaryo : F. X. Toole ‘un öyküsünden Paul Haggis

Oyuncular : Clint Eastwood, Hilary Swank, Morgan Freeman, Jay Brauchel

2004 / ABD yapımı

İngilizce / 137 dk.

Frankie, asistanı ve eski boksör dostu Scrap ile birlikte bir antrenman salonu işletmektedir. Bir gün Maggie adında otuzlu yaşlarında, yoksul ve yalnız bir kız gelir salona ve iyi bir boksör olmak istediğini söyler. Frankie önce kızı çalıştırmak istemez. Fakat Maggie’deki hırs ve istek Frankie’yi etkiler. Maggie ve Frankie’nin ilişkisi bir öğretmen ve öğrenci ilişkisinin ötesinde bir baba-kız ilişkisine dönüşür. Başarıya giden yol ise hayli zorludur.

Tam yedi dalda Oscar adayı olan film, incelikli karakter tahlilleri ve şık sinema diliyle bir hayli dikkat çekici. Eastwood, yapımcı, yönetmen ve oyuncu olarak damga vurduğu filminin müziğini de üstlenmiş. Hilary Swank’ın performansı ise kusursuz. Morgan Freeman da ‘Scrap’ rolünde oldukça etkileyici. Film, felsefi derinlik içeren bütün alt metinlerin ötesinde ‘huzurun geç gelen bir şey’ olduğunu söylüyor. Ve bütün film sanki bu cümle üstüne kurulmuş. Yitirdiklerimiz, acılar, cesaret, sevgi, aile, dostluk ve hesaplaşmalar üzerine içi dolu, anlamlı paragraflar açan film, Oscar’ın en güçlü adayları arasında. Clint Eastwood’un da en iyi filmi diyebiliriz. Mutlaka izleyin. Gerçekliğin sert ve soğuk kroşesi ile karşılaşıp sersemleyeceksiniz. Oldukça duyarlı, çok güçlü bir yapım. 9/10

 

BİR FENOMENİN BİYOGRAFİSİ

Ray Charles’ın yaşamını beyazperdeye taşıyan film, altı dalda Oscar adayı

RAY

Yönetmen : Taylor Hackford

Senaryo : Taylor Hackford, James L. White

Oyuncular : Jamie Foxx, Kerry Washington, Regina King, Curtis Armstrong

2004 / ABD yapımı

İngilizce / 152 dk.

Soul müziğin babası olarak nitelenen efsanevi müzisyen Ray Charles’ın hayat öyküsü beyazperdede. Ünlü müzisyeni Jamie Foxx, yıllarca unutulmayacak bir performansla canlandırıyor. Foxx’a ‘Altın Küre’ kazandıran rol, sanıyorum ‘En İyi Erkek Oyuncu’ Oscar’ına da ulaştıracak. Ray’in yükselişi, düşüşün kıyısına gelişi en ufak ayrıntısı atlanmadan beyazperdeye aksetmiş. Filmde dahi müzisyenin sanatçı kimliğinin yanı sıra, acıları, sevinçleri, aşkları ve zaafları da önemli bir yer teşkil ediyor. Kısacası Ray, ‘en insan haliyle’ karşımızda. Dünyaca ünlü müzik yapımcısı Ahmet Ertegün’ü Curtis Armstrong’un canlandırdığı filmin diğer rollerinde fazla tanınmamış fakat çok güçlü oyuncular yer alıyor.

 

 

 

“Subay ve Centilmen”, “Yaşam Kanıtı”, “Şeytanın Avukatı”, “Dolores Claiborne” gibi filmleriyle dikkat çeken ve sevilen bir yönetmen olan Taylor Hackford imzalı yapım, özenli prodüksiyon tasarımıyla da dikkat çekici. 40 milyon dolara tamamlanan film, sadece ABD gişelerinde 75 milyon dolarlık hasılat elde etmişti. Jamie Foxx’un inanılmaz performansına dikkat. Filmin her karesinde sanki Ray’in kendisini izlediğini düşünüyor insan. 8/10

 

POLİTİK BİR HİCİV

Usta yönetmen John Sayles imzalı bağımsız film, ABD siyasetine ve toplumuna eleştirel bir bakış getiriyor

SILVER CITY

Yönetmen : John Sayles

Senaryo : John Sayles

Oyuncular : Richard Dreyfuss, Daryl Hannah, David Clennon, Maria Bello, Chris Cooper, Tim Roth, Kris Kristofferson, Billy Zane, Thora Birch

2004 / ABD yapımı

İngilizce / 129 dk.

Colarado’da senatör babasının desteğiyle vali adayı olan Dick Pilager’ın seçim kampanyasıyla ilgili olarak göl kenarında düzenlediği konuşma sırasında, gölde bir ceset bulunur. Pilager’in yardımcısı ise cesedin Pilager’in düşmanları tarafından göle bırakıldığını kanıtlamak üzere özel dedektif Danny ile anlaşır. Danny’nin araştırmaları, görünmeyen pek çok kirli işi ortaya çıkarmakla kalmaz, Pilager’in geleceğini de tehlikeye atar.

ABD’deki politik atmosfer ve taraflı medya üzerine ciddi bir taşlama olan film, John Sayles imzası taşıyor. Amerikan bağımsız sinemasının farklı ve seçkin ismi, bu kez yine toplumsal bir eleştiriyi taşımış beyazperdeye. “Lone Star”, “Passion Fish / Tutku Balığı” ve “Bebekler Evi” kadar olmasa da keyifli bir John Sayles filmi. Ancak filmin süresi biraz uzun. 6/10