Ana sayfa

VİZYONDA BU HAFTA (28 OCAK 2005)

 

ÇOCUKLAR İÇİN BİR ‘KARA FİLM’

Yetenekli aktör Jim Carrey’nin olağanüstü performans sergilediği film, on üç kitaplık çok sevilen bir çocuk edebiyatı serisinden beyazperdeye uyarlanmış

TALİHSİZ SERÜVENLER DİZİSİ (Lemony Snicket’s A Series of Unfortunate Events)

Yönetmen : Brad Silberling

Senaryo : Robert Gordon (Daniel Handler’in aynı adlı on üç bölümlük kitaplarından)

Oyuncular : Jim Carrey, Meryl Streep, Emily Browning, Liam Aiken, Jude Law (sesiyle)

2004 / ABD yapımı

İngilizce / 120 dk.

Ebeveynlerini talihsiz bir kazada yitiren Baudelaire kardeşlerin hayatları tam anlamıyla kabusa döner. Mahkeme kararına göre üç kardeş, dönüşümlü olarak akrabalarının ve aile dostlarının evlerinde kalacaktır. Üç kardeş, on sekiz yaşına doldurana dek ellerine geçemeyecek olan mirasa konmak için kendilerini yok etmeye çalışan kötü kalpli akrabaları Kont Olaf’ın tehlikeli planlarından kaçarken daha bir çok macera yaşarlar.

Daniel Handler’in aynı adlı on üç bölümlük çocuk kitapları serisinden beyazperdeye uyarlanan film, çocuklar için çekilmiş bir ‘kara film’ sanki. Bu yönüyle çocuklardan çok yetişkinlere hitap eden filmin oyuncu kadrosu müthiş isimlerden oluşuyor. ‘Kont Olaf’ rolünde Jim Carrey, yine inanılmaz. Bu üstün performansın Oscar’a aday gösterilmemesi gerçekten saçma. Meryl Streep, uzun bir aradan sonra en iyi oyununun oynamış. Küçük oyuncular zaten bir harika. Özellikle ‘Violet’i canlandıran Emily Browning, geleceğin en iyi ve en güzel oyuncuları arasına girecek gibi. Belki de geleceğin en önemli yıldızı olacak. Gerçek bir edebi metinden yola çıkan, iyi yönetilmiş, iyi oynanmış, set tasarımından müziğe, görüntüden kurguya dek her alanda övgüyü hake eden çok özel bir film “Talihsiz Serüvenler Dizisi”. Sanırım izlememek büyük bir talihsizlik olacak. 8/10

 

‘BARBUNYACA’ ÖĞRENMEK İSTEYENLERE

Ferhan Şensoy’un 15 yıl aradan sonra beyazperdeye döndüğü komedi, hayali ‘Barbunya Cumhuriyeti’nde geçiyor

ŞANS KAPIYI KIRINCA

Yönetmen : Tayfun Güneyer

Senaryo : Tayfun Güneyer

Oyuncular : Ferhan Şensoy, Asuman Dabak, İlkay Saran, Rasim Öztekin, Zeki Alasya

2004 / Türkiye yapımı

Türkçe / 107 dk.

Kuddusi Yurdum, televizyonda katıldığı yarışma programında besinlerin kalori değerini ‘patates’e dek yanlışsız sayar fakat ‘1’ kalorilik yanlış onu büyük ödülden eder. Aile bir teselli ödülü ile terk eder yarışmayı. Ödül, ‘Barbunya Adası’nda bir haftalık bir tatildir. Aile, daha önce işitmedikleri ‘Barbunya’yı Marmara veya Ege denizinde ararken şoka uğrarlar. Barbunya, Karayip Denizi’nde Küba açıklarında ufak bir ada cumhuriyetidir. Yurdum ailesi, ‘Barbunya Adası’na ayak bastıklarında kendilerini büyük bir maceranın içinde bulurlar. Adanın ortamı egzotik olduğu kadar nevrotiktir de.

Usta aktör Ferhan Şensoy’un 1990 tarihli ve Yavuz Özkan imzalı “Büyük Yalnızlık”tan 15 yıl sonra beyazperdeye döndüğü filmin yönetmeni ve senaristi Tayfun Güneyer. Film, tanınmış iş adamı Vural Öger’in yapım şirketi Öger prodüksiyon tarafından gerçekleştirilmiş. Böcek yapım ise filmin teknik sorumlusu. Zeki Alaysa, Rasim Öztekin, Asuman Dabak gibi tiyatro kökenli usta oyuncuların Şensoy’a eşlik ettiği kadroda birçok ünlü isim misafir oyuncu olarak yer alıyor. Doğa Rutkay, Mehmet Ali Alabora, İpek Tuzcuoğlu ve yönetmen Sinan Çetin bu isimlerden bazıları. Filmde öne çıkan bir özellik ise Barbunyaca. Barbunya’nın resmi dili olan Barbunyaca, epey matrak bir dil. Ferhan Şensoy’un dil oyunlarına olan ilgisi, Barbunyaca’da yine açığa çıkıyor. Küba’da çekilen ilk Türk filmi olan Şans Kapıyı Kırınca, aslında içerdiği komedinin yanında ciddi bir toplumsal eleştiri de getiriyor. 5 hafta gibi bir sürede 2 milyon dolar maliyetle çekilen film, eli yüzü düzgün bir durum komedisi. Özellikle Ferhan Şensoy hayranlarına. 5.5/10

 

DİKKATE DEĞER BİR İLK FİLM

“Olga’nın Topuzu’ genç yönetmen Jerome Bonnell’in henüz 23 yaşındayken çektiği bir ilk film ve değme yönetmenleri kıskandıracak ölçüde başarılı.

OLGA’NIN TOPUZU (Le Chignon d’Olga)

Yönetmen : Jerome Bonnell

Senaryo : Jerome Bonnell

Oyuncular : Hubert Benhamdine, Nathalie Boutefeu, Serge Riaboukine, Florence Loiret, Antoine Goldet, Delphine Rollin

2003 / Fransa-Belçika ortak yapımı

Fransızca / 96 dk.

Julien ve Emma, annelerini henüz kaybetmişlerdir ve doğup büyüdükleri evde babalarıyla birlikte yaşamaktadırlar. Annenin kaybı, tüm aileyi derinden yaralamıştır. Baba, hayat küsmüştür, Julien çok sevdiği piyanoyu artık çalmaz olmuştur ve Emma ise annesinin eşyalarını koklayıp tüm gün yalnız başına ağlamaktadır. Üçü de birbirlerine destek olup, annenin boşluğunu doldurmaya çalışmaktadırlar işin aslı. Bir haftalığına eve gelen yeğenleri onlar için bir meşgale oluşturur. Julien ise sevgi açlığını, bir kitapçı dükkanının vitrininde gördüğü güzel kadınla, Olga’yla gidermeye karar verir.

Sinemacı bir ailenin genç ferdi Jerome Bonnell’in yazıp yönettiği “Olga’nın Topuzu”, genç sinemacının henüz yirmi üç yaş gibi oldukça genç sayılabilecek bir yaşta gerçekleştirdiği ve gösterildiği her yerde özellikle eleştirmenler tarafından büyük övgü almış bir ilk film. (Burada bir parantez açıyor ve acı bir itirafta bulunmak istiyorum, ben de sinema ile delicesine ilgilenen ve film çekme hayaliyle yaşayan bir sinefil olarak Bonnell’i feci şekilde kıskandım.) Eric Rohmer sinemasını çağrıştıran bir duyarlılığa sahip film, 2003’te Chicago Uluslar arası Film Festivali’nde FIPRESCI (Eleştirmenler Ödülü) ödülünü kazanmıştı. Yaşamın boşunalığı ve aynı anda gücü, sevgi ve karşılığı üzerine samimi, yalın ve sıcacık anlatılmış çok önemli bu ilk filmi kesinlikle kaçırmayın. 8/10