Ana sayfa

VİZYONDA BU HAFTA (31 ARALIK 2004)

Herkesin yeni yılını kutlar, mutlu ve sağlıklı günler dilerim. 2005’te sinemaya daha çok vakit ayırmanız ümidiyle.

UZAK DOĞU USULU BİR KAHRAMAN

Tarantino’nun ve onun sinemasını sevenlerin ayılıp bayıldığı Uzakdoğu işi sinemalarda

KAHRAMAN (Ying Xiong/Hero)

Yönetmen : Zhang Yimou

Senaryo : Zhang Yimou, Feng Li, Bin Wang

Oyuncular : Jet Li, Tony Leung, Chiu Wai, Maggie Cheung, Zhang Ziyi

2002 / Hong Kong-Çin

Çince / 96 dk.

Yüzyıllar önce Çin’deyiz. Ülke iç savaşlar sonucu yedi ayrı beyliğe bölünmüştür. Kuzey bölgesinin hükümdarı Qin, tüm beylikleri kendi topraklarına katarak yeniden ülke bütünlüğünü sağlamak istemektedir. Öteki beylikler Qin’i öldürmek üzere suikastçiler yollamışlardır. Günün birinde isimsiz ve cesur bir yabancı Qin’in huzuruna çıkar. Çünkü Qin’in düşmanı olan üç ünlü suikastçiyi, Kırık Kılıç, Uçan Kar ve Gökyüzü’nü öldürdüğünü söylemektedir. Yabancının asıl amacı Qin’e yaklaşmaktır. Mesela on adım kadar…

2002 yapımı film, geçtiğimiz yıl filmekimi’nde gösterilmişti. Şimdi vizyona giriyor. Geçtiğimiz aylarda ABD’de büyük bir gişe başarısı elde eden film, 30 milyon dolarlık maliyetle Çin tarihinin en pahalı filmi unvanını elde etmişti. Quentin Tarantino’nun bayıldığı ve dağıtım haklarını aldığı film, birçok eleştirmenden de tam destek almış durumda. Yetenekli oyuncu kadrosu ve üstün görüntüleriyle (büyüleyici olarak nitelendirebileceğimiz görüntü çalışmasına imza atan isim ünlü görüntü yönetmeni Christopher Doyle) büyük bir prodüksiyon olan film, titiz ve hummalı bir çalışma sonucu çıkmış belli ki. Fakat benim şahsi düşüncem, olayın biraz abartıldığı. Şu Tarantino ne beğenirse onu beğenmekten önce bir kurtulalım, kendimize gelelim. Filme kötü deniyorum tabii ki. Hatta film iyi. Fakat bir başyapıt değil. Ülkemizde (filmi izleyen) özellikle genç eleştirmenler ve sinemaseverler filmi bir başyapıt olarak gösterdiler (Tarantino ağabeyleri öyle diyor ya!) Neymiş, bir sanat eseriymiş, üzerine film yokmuş, baş yapıtmış. Peki o zaman, Fellini’nin “Amarcord”u ne? Yaşamlarında bir tane Passolini, Rossellini, Bunuel, Vigo, Ozu, Dreyer, Antonioni filmi seyretmemiş bu genç arkadaşlar tutturmuşlar bir başyapıt lafı, ooo, almış başını gidiyor ortalık. Aslında sanırım sinema adına biraz ayıp oluyor. Sinema engin bir deniz gibi. İyi bir izleyicinin, üstelik bir eleştirmenin biraz temkinli olması gerekiyor. Tabii bir de bilgili olması. Ama ülkemizde insanlar bilmeden, öğrenmeden fikir sahibi oldukları için ona başyapıt, buna son yapıt diyorlar ve ortaya büyük bir kaos çıkıyor. Ang Lee’nin tarz filmi Crouching Tiger, Hidden Dragon (Kaplan ve Ejderha)’yı bile yadsıyanlar oldu “Kahraman”ın ardından. Tamam “Hero” iyi film, onu bende biliyorum ama asla bir başyapıt değil. Sadece kendi türü içinde titiz ve özel bir çalışma. Hepsi bu. Neyse karar sizin. (7/10)

 

NAPOLYON’UN SÜRGÜN YILLARI

Napolyon’un sürgünde bulunduğu St. Helena adasında geçen film, Napolyon’un son yıllarına farklı bir pencereden bakmaya çalışmış.

NAPOLYON’UN SIRRI (Monsieur N.)

Yönetmen : Antoine de Caunes

Senaryo : Rene Manzor

Oyuncular : Philippe Torreton, Richard E. Grant, Jay Rodan, Elsa Zylberstein, Roschdy Zem, Bruno Putzulu, Stephene Freiss, Stanley Townsend

2004 / Fransa- İngiltere ortak yapımı

Fransızca-İngilizce / 120 dk.

Napolyon Bonaparte 17 Ekim 1815’de 46 yaşındayken ilk kez St. Helena adasına gider. Bulutlu ve rüzgara açık bir adada yaşamının sonuna dek sürgünde kalacaktır. Adadaki sürgün evi, adeta kaleler içinde ve çok iyi korunmaktadır. Adanın valiliğine atanmış Sir Lowe, güvenlik önlemlerini en üst düzeye çıkarmış, hatta işi abartıp deniz üzerine de kuş uçurtmamak için 11 savaş gemisi demirlemiştir. Napolyon ise yanında üç generali ve onların eşleriyle birlikte birkaç uşak ve baş kahyası Cipriani’yle adadaki evde yaşamaktadır. Generallerinden birinin eşi aynı zamanda çapkın Napolyon’un da metresidir. Günlerinin çoğunu hatıralarını yazmakla geçiren Bonaparte, yeni bir aşk ve tedirginlik arasında karanlık günler geçirmektedir.

ABD’deki gösteriminden üç hafta önce ülkemizde vizyona giren film, muhteşem oyuncu kadrosuyla dikkat çekiyor. Oyuncuların çoğu tiyatro kökenli. Özellikle Napolyon’u canlandıran Philippe Torreton mükemmel bir performans sergiliyor filmde. Tarihi gerçeklerin ötesinde bir komplo teorisi içeren sürprizli senaryo, Napolyon’un son yılları ve ölümüne gizem dolu bir pencereden bakıyor. Tarihi dramalara ve gizemli öykülere meraklı olanlar kaçırmasın. (6.5/10)

 

İNSANA KENDİNİ İYİ HİSSETTİREN BİR FİLM

Müzikal-komedi türündeki film, dansla süslü çok sevimli bir yapım

AŞKA DAVET (Shall We Dance?)

Yönetmen : Peter Chelsom

Senaryo : Audrey Wells (Masayuki Suo’nun 1997 tarihli senaryosundan)

Oyuncular : Richard Gere, Jennifer Lopez, Susan Sarandon, Stanley Tucci, Bobby Cannavale, Lisa Ann Walter, Richard Jenkins

2004 / ABD yapımı

İngilizce / 106 dk.

John Clark, çok çalışan bir avukat, tekdüze bir hayatı olan orta yaşın sonlarına doğru ilerleyen ideal bir eş ve aile babasıdır. Her akşam iş dönüşü bindiği trende onu hayata bağlayan tek şey, önünden geçtiği duraktaki dans stüdyosunun penceresinden gördüğü güzel kadındır. Bir akşam John kararlılıkla trenden iner ve dans stüdyosuna girer. Güzel kadının adı Paulina’dır ve kadın dans eğitmeni olarak çalışan ünlü bir dansçıdır. Bir süre sonra John, aradığı şeyin ve gizli tutkusunun genç kadından öte ‘dans’ olduğunun farkına varır. Ve karısından gizli bir biçimde her akşam dans stüdyosuna gitmeye başlar.

97 tarihli Japon filmi “Shall We Dansu?”nun yeniden çevirimi olan film, oyuncu kadrosuyla dikkat çekiyor. Stanley Tucci’nin canlandırdığı dans tutkusu delilik sınırına varmış karakter özellikle bir harika. Susan Sarandon ve güzel yıldız Jennifer Lopez, Richard Gere’a eşlik ediyorlar. Orta yaş bunalımını, aşkı ve tutkuyu fon alan müzikal komedi kıpır kıpır, keyifli bir seyirlik. İnsanı yaşama bağlayan tutkular, evlilik, dostluk ve dans filmin diğer temaları. İnsana kendini iyi hissettiren film, Bing Crosby, Gene Kelly ve Fred Astaire filmlerine göndermeler de yapıyor. (6.5/10)

KLASİK BİR YENİ YIL FİLMİ

“Noel”, Mafya-gangster filmleriyle tanınan İtalyan asıllı aktör Chazz Palminteri’nin ilk yönetmenlik denemesi

YENİ YIL (Noel)

Yönetmen : Chazz Palminteri

Senaryo : David Hubbard

Oyuncular : Susan Sarandon, Penelope Cruz, Alan Arkin, Paul Walker

2004 / ABD

İngilizce / 96 dk.

New York’ta geçen öykü beş ana karakter çevresinde gelişiyor. Rose, Nina, Mike, Artie ve Charles, mutsuz ve umutsuz New York sakinleridir. Aradıkları mutluluğu birbirlerinde ve New York’un karlarla kaplı Noel gününde bulurlar.

Klasik Noel filminin yönetmeni Chazz Palminteri’yi, senaryosunu da yazdığı Robert De Niro filmi “A Bronx Tale”, “Usual Suspects / Olağan Şüpheliler” “Jade” ve “Diabolique / Şeytanca” filmlerinden hatırlayabilirsiniz. Mafya-gangster türü polisiye filmlerde özellikle kötücül karakterlerle karşımıza çıkan Palminteri, Woody Allen filmi “Bullets Over Broadway / Broadway Üzerinde Kurşunlar”la Oscar’a aday da olmuştu. Palminteri’nin yönettiği büyükler için yazılmış Noel masalında sürpriz bir de konuk oyuncu var: Robin Williams. Yeni yılda seyri kolay ve keyifli, oldukça romantik bir yapım “Yeni Yıl / Noel”. Sadece o kadar. (4/10)